Skip to content Skip to footer

Ömer Can

Ömer Can (d. 1934), Türkiye’nin önde gelen keman sanatçısı ve eğitimcilerindendir. Almanya’da aldığı ileri düzey müzik eğitiminin ardından Gazi Eğitim Enstitüsü ve Devlet Opera ve Balesi’nde görev yapmış, Başkent Oda Orkestrası’nın 40 yıl boyunca konzertmeisterliğini üstlenmiştir. Keman eğitimi alanında yazdığı metot kitapları ve yetiştirdiği sayısız öğrenciyle Türk müzik yaşamına önemli katkılar sağlamıştır.

Biyografi

Ömer Can, Selanik kökenli bir ailenin çocuğu olarak 15.09.1934’te Samsun Kavak Karadağ’da doğmuş, Türkiye’de klasik batı müziği alanında önemli bir keman sanatçısı ve eğitmenidir. İlk müzik eğitimine Ladik Akpınar Köy Enstitüsü’nde mandolinle başlayıp kemanla devam etmiş, burada Aşık Veysel’le yakın temas kurmuştur.

1951’de Gazi Terbiye Enstitüsü Müzik Bölümü’ne girerek Prof. Edward Zuckmayer, Lico Amar gibi dönemin önemli hocalarıyla çalışmış, öğrenci konserleri ve resitalleriyle dikkat çekmiştir. Mezuniyetinden sonra aynı kurumda asistan olmuş, 1956’da DAAD bursuyla Almanya’ya giderek Köln Devlet Yüksek Müzik Okulu’nda Prof. André Gertler, daha sonra Wolfgang Marschner ve Igor Ozim ile çalışmış, Meisterklasse düzeyinde “Künstlerische Reife” diploması almıştır. Bu yıllarda oda orkestralarında birinci keman sanatçısı olarak konser ve plak çalışmalarına da katılmıştır.

1969’da yurda döndükten sonra Gazi Eğitim’de keman hoculuğuna devam etmiş, müdür yardımcılığı yapmış, oda müziği ve resitallerle Türkiye’nin farklı şehirlerinde (Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Tarsus vb.) sahneye çıkmıştır. Gazi Eğitim Üçlüsü’nü kurarak oda müziği alanındaki boşluğun doldurulmasına katkı sağlamış, bir dönem Gazi Eğitim Müzik Bölümü hocaları ve senfoni orkestrası sanatçılarıyla oluşturulan oda orkestrasının konzertmeisterliğini yürütmüştür.

Önemli bir dönüm noktası olarak, 1964’te kurulan ve yaklaşık 40 yıl boyunca genç solist ve orkestra şeflerine sahne olanağı sağlayan Başkent Oda Orkestrası’nın başına geçmiş; hiçbir maddi karşılık beklemeden bu orkestranın konzertmeisterliğini, yöneticiliğini ve hocalığını üstlenmiş, Türkiye genelinde pek çok şehirde konserler vermiştir.

1980’de Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün teklifiyle Ankara Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’na 1. keman sanatçısı (başkemancı) olarak atanmış; Don Giovanni, Sihirli Flüt, Madame Butterfly, La Traviata, Yunus Emre Oratoryosu, Atatürk Oratoryosu ve diğer birçok opera-bale yapıtında başkemancılık yapmıştır.

Eğitimci kimliğini kesintisiz sürdüren Ömer Can’ın pek çok öğrencisi bugün ortaöğretim kurumlarında, üniversitelerde ve orkestralarda eğitmen ve sanatçı olarak görev yapmaktadır. Yaklaşık 20 yıl üzerinde çalıştığı “Keman Eğitimi I-II-III” metod kitaplarının yanında “Düetler Albümü”, “Konçertolardan Seçmeler” ve “Günlük Çalışmalar” gibi keman eğitimi için temel başvuru kitapları bulunmaktadır. Kendi ifadelerinde kemanda önemli olanın “ne çaldığınız değil, nasıl çaldığınız” olduğunu vurgular; disiplinli, çok yönlü ve metronomlu günlük çalışma alışkanlığını temel şart olarak görür.

Müziği, “duygu ve düşüncelerin düzenlenmiş sesler sanatı” olarak tanımlar; müziğin bütün insanlığın ortak dili olduğunu, hiçbir ulusun “müzik benimdir” diyemeyeceğini söyler. Çoksesliliği hem insan doğasının hem de yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak görür; uygar yaşamı bilimin ve felsefenin üzerine kurulup sanatla bezendiğini vurgular. Gelişmemiş ülkelerde müzik ve sanat bilincinin eksikliğine dikkat çeker ve gerçek bir müzik sanatçısı olmanın en az 15–20 yıllık yoğun, kesintisiz bir eğitim ve çalışma gerektirdiğini hatırlatır.

Araştırmalara göre, 2000–2019 yılları arasında Türkiye’de klasik batı müziği alanında keman için yayımlanmış 43 öğretici kitabın önemli bir bölümünün yazarı/derleyeni Ömer Can’dır. 6 kitapla toplam yayınların yaklaşık %14’ünü oluşturarak en çok eser veren isimlerden biri olmuş; böylece Türkiye’de keman pedagojisinin gelişimine hem uygulamada hem yayınlarıyla öncülük etmiştir.

sanatta 1 1

Güncellemeler için üye olun!