Skip to content Skip to footer

Necmettin Ertunç

“Benim hikayem, Mersin Mut’un sarp kayalıklarında, Torosların eteğinde, henüz çocukken duyduğum keklik sesleriyle, sanayi çarşısında tabelalara attığım zımparanın tozunun birbirine karışmasıdır. Ben bir akademisyenim, evet; ama ondan önce ben o dağların, o yokluğun ve o mücadelenin çocuğuyum.
Resim tutkum, aslında oniki yaşında bir çocuğun babasına ve kaderine başkaldırısıydı. Babam, bir öğretmen şefkatiyle bir o kadar da Anadolu gerçekçiliğiyle, ‘Oğlum resim çizip aç mı kalacaksın?’ diyerek karşıma dikildiğinde, hayatımın en büyük kararını vermiştim; ‘Baba, eğer aç kalacaksam, resim çizerek aç kalırım’. Bu cümle, beni daha o yaşta ailemden, sıcak yuvamdan koparıp gurbet yollarına düşürdü. Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazandım, aile desteğim olmadığı için o boyaları alacak param yoktu. Okul çıkışlarında yaşıtlarım gezerken, ben sanayi sitelerinde tabela atölyelerinde çalıştım. Paslı demirlere antipas sürdüm, tabelalara zımpara attım, ellerim boya ve tiner kokarak uyudum. Bugün tuvallerimde gördüğünüz o kalın dokular, o sert kazımalar ve üst üste binen ‘katmanlar’ (layer); aslında o günlerde nasır tutan ellerimin ve sanayide öğrendiğim zanaatın, modern sanattaki yansımasıdır. Ben resmimi steril atölyelerde değil, hayatın tam göbeğinde, o tozun toprağın içinde öğrendim. Pamukkale Üniversitesi’nden ‘Onur Öğrencisi’ olarak mezun olup, bugün Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde akademisyenliğe uzanan bu yolda, değişmeyen tek şey içimdeki o ‘göçebe’ ruhtur. Neden keklik? Neden parçalanmış Yörük motifleri? Çünkü gurbet, insanı parçalar. Şehre indikçe, betonların arasına sıkıştıkça o dağlardaki özgürlüğümüzü, o keklik sesini, o Yörük çadırının sıcaklığını kaybediyoruz. Ben tuvallerimde bu kaybı belgeliyorum. Kullandığım her renk, halalarımın dokuduğu kilimden bir iplik; her fırça darbesi, Torosların rüzgarından bir esintidir. Benim sanatım; geçmişle geleceğin, geleneksel ile modernin, köydeki o saf çocuk ile şehirdeki akademisyenin kavgası ve barışıdır. Eserlerime bakanlar sadece boya görmesin; orada gurbeti, inadı, emeği ve Anadolu’nun silinmeye yüz tutmuş o kadim hafızasını görsün isterim”.

ekran resmi 2026 01 20 00.24.58

Eserleri

sanatta 1 1

Güncellemeler için üye olun!